Category: Genel

Necati Ateş Karşıyaka’da kadro dışı bırakıldı!


Karşıyaka’da kötü gidişat sonrasında tecrübeli isim Necati Ateş kadro dışı bırakıldı.

Teknik heyetin raporu doğrultusunda süresiz kadro dışı bırakılan Necati Ateş’e, Sportif Menajer Atilla Güneş tarafından karar tebliğ edildi. Göğüs kafesindeki çatlak nedeniyle geçen haftadan bu yana antrenmanlara çıkamayan 36 yaşındaki futbolcu, iyileştikten sonra U21 takımı ile çalışacak veya sözleşmesi feshedilecek.

BU SEZON 2 GOL ATTIYeşil-kırmızılı kulübe mali destek veren İstanbullu iş adamı Erdal Acar, Necati Ateş’i sezon açılışı sürprizi olarak transfer etmişti. PTT 1. Lig ‘in ilk yarısında 11 maçta ilk 11’de forma giyerek 1328 dakikayla en uzun süre sahada kalan isim olan tecrübeli futbolcu, ligde 3, Ziraat Türkiye Kupası’nda 1’i penaltıdan eski takımı Galatasaray’a olmak üzere 2 gol attı. Necati Ateş, ikinci yarı öncesi takımda kalarak kaptanlığa getirilmesine rağmen yedek kulübesinden çıkamadı.

Öte yandan Karşıyaka ‘da geçen hafta göreve başlayan teknik direktör Soner Tolungüç, milli maç nedeniyle lige verilen arada futbolcularını U21 takımı karşısında test edecek.

Soner Tolungüç’de selefi Yusuf Şimşek gibi taraftar desteğini artırmak için iç saha maçlarının Atatürk Stadı yerine Buca Arena’da oynanmasına istedi. Ancak Buca Belediyesi ve Bucaspor, Karşıyaka’ya kapılarını kapattı.

24 Mart TBF Kararları

1 – Ev sahibi Pınar Karşıyaka takımı taraftarlarının eylemlerine uyan Disiplin Yönergesi’nin 7, 11.5, 11.6, 28.1, 29.1 ve 29.2.6 maddeleri gereğince, müsabaka sırasında hakemler ve yetkililer aleyhinde uygunsuz ve küfürlü tezahüratlarda bulunulması, yine müsabaka sırasında rakip takım taraftarları ile karşılıklı olarak küfürlü tezahüratlarda bulunulması neticesinde ayrı ayrı iki kez anons yapılmasına ve müsabakanın iki kez duraksamasına sebebiyet verilmesi nedenleriyle KARŞIYAKA SPOR KULÜBÜ’NÜN 2 (İKİ) MAÇ SEYİRCİSİZ OYNAMA VE 40.000-TL PARA CEZASI ile tecziyesine, 

Tam Karar Metni için Tıklayınız.

Açıklama

KARŞIYAKA Taraftarının sportif,sosyal,kültürel duruşu, kurucularının 104 yıl önceki amacından bugüne hiç değişmemiştir.

Haksızlığa,ezilmeye başkaldıran 1912 ruhu, bugün de aynen muhafaza edilmektedir.     

Bunu cümle alem böyle bilir.

Ancak taraftar olmanın gereği bir yana KARŞIYAKALI OLMANIN AYRICALIĞI; kulübümüzün menfaatlerini korumayı gerektirir.

Futbol takımımızın durumu ortadayken,basketbol takımının misyonu artık Avrupa Kupalarıyken ve Kulübün mali durumu tarihinin en kötü dönemindeyken, tribünümüzün misyonu sadece destek olmak,takımını ligde tutmak,böylelikle kulübümüzün maddi desteklerini kaybetmemesini sağlamak olmalıdır.
Bununla birlikte maç ortamının getirdiği ambiyansla oluşan atmosferde yapılan tezahüratları da kimsenin siyaseten süistimal etmesine, duruşumuzu, başkaldırı ruhumuzu lekelemesine de izin vermeyiz.

Bunu yaparken taviz vermeyeceğimiz duruşumuzu cümle alemin bildiğini ve KARŞIYAKA TARAFTARININ hiç kimseye kendini ispat etmek zorunda olmadığını unutmamalı,bu yüzden de gündem değiştirmeye yönelik söylemlerle hem tribünümüze hem de kulübümüze zarar verilmesinin önüne geçmeliyiz.

BİZ KARŞIYAKALIYIZ derken, o ayrıcalığı savunurken,duruşumuzu gösterirken tabiî ki kulübümüzün menfaatlerini gözetiyor ancak tüm milli menfaatlerimizi de unutmuyoruz.

Çünkü armamızda taşıdığımız Ay Yıldızın temsil ettiği değerler “BİZ KARŞIYAKALIYIZ” diye haykırmamızın sebebidir.  

Baş Sağlığı – Erol Başbakkal

Kardeşimiz Tarkan Başbakkal’ın babası Erol Başbakkal maalesef vefat etmiştir. 
Cenazesi yarın 24 Mart 2016 Perşembe günü Beşikçioğlu camiinden Öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazı ile kaldırılacaktır.

Merhuma Allahtan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileriz.

Karşıyaka Çarşı Grubu

Karşıyaka’nın yeni cezalandırıcısı (Fersu YAHYABEYOĞLU)

Josh Carter’ın Türk Telekom’daki performansını mumla aratması ve bir türlü istenen seviyeye gelememesi koç Sarıca’nın sistemini yürütmesine engel olduğu gibi Karşıyaka taraftarının da ciddi şekilde tepkisini çekmeye başlamıştı ki son olarak yaşadığı sakatlık da üstüne tuz biber oldu. Carter ile yolları ayırmaya hazırlanan Pınar Karşıyaka hem savunmada daha çok savaşan hem de hücumda ceza atışlarını yüzdeli sokabilecek bir isim arayışına girdi ve bu konuda nokta atışı yaparak Yeni Zelandalı kanat oyuncusu Thomas Iain Abercrombie ile anlaştılar. 28 yaşında 1.98 boyunda olan oyuncuyu gelin biraz daha yakından tanıyalım.


“Kariyeri”
Basketbola NCAA’de Washington State kolejinde başlayan Abercrombie, fazla süre alamadı, sıradan bir oyuncu olarak okulunu bitirdi. Ardından 2009 yılında ülkesine dönerek Waikato takımında forma giydi. Burada iyi bir performans gösterdi ve sezonun geri kalanını Avusturalya ligi takımlarından Breakers’da geçirdi, tabi burada aldığı sınırlı süre istatistiklerini de etkiledi. Kariyerinde sıçrama yaptığı nokta ise 2010 Dünya Şampiyonası’ydı. Yeni Zelanda milli takımı ile oynadığı 6 maçta hem mücadeleci karakteri hem de atletik yetenekleri ile dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. 2010-11 sezonunu da benzer şekilde Waikato’da başlayıp Breakers’da tamamladı. Ama bu kez Avusturalya liginde de etkili bir performans gösterdi ve sonraki sezon için kontratı kaptı. Üst üste iki sezon Breakers ile Avusturalya liginde istikrarlı bir performans gösterdi. 2013-14 sezonuna da iyi başlayan Abercrombie ilk Avrupa deneyimini Mart 2014’de transfer olduğu Asvel’de elde etti. Burada sadece 7 maça çıkabilen atletik oyuncu aradığını bulamadı, tekrar ülkesine döndü. Geçtiğimiz sezona yine Breakers’da başladı ve Nisan 2015’de Avrupa şansını bir kez daha deneyerek İspanya’nın Gipuzkoa takımına transfer oldu. Ancak burada da sonuç olumsuz oldu ve tekrar Breakers’ın yolunu tuttu. 2015 yazında takımı Breakers ile 3 yıllık kontrat imzalayan tecrübeli oyuncu bu sezon çıktığı 31 maçta hem skor anlamında hem de ribaundlarda takımını sırtlayan isimlerden biri oldu.


2013-14 Asvel Lyon-Villeurbanne (Fransa): 7 maç, 4.7 sayı, 2.9 ribaund


2014-15 Gipuzkoa (İspanya): 6 maç, 6.0 sayı, 1.0 ribaund


2014-15 Breakers (Avusturalya): 29 maç, 11.2 sayı, 4.3 ribaund, 1.0 asist, %47.1 3 sayı, %66.2 s.atış


2015-16 Breakers (Avusturalya): 31 maç, 14.3 sayı, 6.4 ribaund, 1.4 asist, %37.5 3 sayı, %58.9 s.atış


“Artıları-Eksileri”
Atletik özellikleri ile tanınan Yeni Zelandalı oyuncu gerektiğinde 2,3 ve 4 numaralı pozisyonlarda süre alabiliyor. 1.98 boyuna rağmen çabuk ayaklara sahip olması atletizmi ile de birleşince onu önemli bir savunma silahı yapıyor. Mevcut özellikleri ve mücadeleci karakteri ile bu 3 pozisyonu da savunabiliyor. Zamanlaması ve sıçrama yeteneği ile beraber Abercrombie iyi bir blokçu aynı zamanda. Güçlü bir fiziğe sahip olan ve temastan kaçmayan oyuncu ribaundlarda da bir kanat oyuncusu için hayli değerli istatistiklere sahip, iki pota altında da onu box-out edip potadan uzaklaştırmak hiç de kolay değil rakip oyuncular için. Yeni Zelandalı oyuncunun hücumda da en değerli silahı aslında ceza atışlarını yay gerisinden yüksek isabetle atabiliyor olması. Hem takımının organize ettiği ikili oyunları iyi analiz edip doğru pozisyon alarak kendini unutturabiliyor hem de ekstra pasları aldığında el yakan topları dahi yüksek yüzde ile değerlendirebiliyor. Bunun haricinde topsuz potaya yaptığı katları da atletik özellikleri sayesinde yüksek yüzdeli bitirebiliyor. Abercrombie haddini bilen, karakterli ve takım oyununa yatkın bir isim. Bu nedenle topla fazla oynamıyor ve kendi skorunu yaratmak, zorlamak yerine oyunun gelmesini bekliyor ve bu an için kendini sürekli hazır, motive tutuyor sahada.


Yeni Zelandalı oyuncunun en önemli eksilerinden biri Avusturalya ligi dışında hayli tecrübesiz olması ve daha önceki kısa Avrupa serüvenlerinin başarısızlık ile sonuçlanması. Evet iyi bir profesyonel ve çalışma ahlakı olan bir oyuncu ancak BSL gibi üst düzey bir ligde ne kadar katkı verebileceği ciddi bir soru işareti. Hücumda hayli kısıtlı bir oyuncu, topla etkili olmaması ve oyunun kendine gelmesini beklemesi ile beraber takımın ilk 3 skor opsiyonu arasına girmesi kolay değil. Top tekniği yeterli seviyede değil bir kanat oyuncusu için bu nedenle ancak 4 numarada süre aldığı bölümlerde çabukluğunu kullanarak potaya giderek avantaj sağlayabiliyor. Ayrıca faul çizgisinde de problemli bir isim Abercrombie. Yay gerisinden bu kadar yüksek yüzdeyle oynayan bir oyuncunun faul atışlarında bu sezon şuana kadar sadece %58.9’luk bir yüzde ile oynamış olması hayli ilginç. İşin savunma ve mücadele tarafında ise neredeyse eksiksiz olduğunu söylesek yanılmış olmayız.


“Sonuç”
Wright, Can ve Kenan gibi delici özellikleri ön planda olan guardlarla beraber Pınar Karşıyaka’nın penetre-pas oyunlarında istikrarlı bir setup şutöre ihtiyacı vardı ki koç Sarıca’nın sistemindeki bu önemli parçayı Josh Carter bir türlü dolduramadı. Abercrombie ise bu açığı kapatabilecek bir isim. Bunun yanında Karşıyaka’nın ön alanda yaptığı baskıya katkı sağlayabileceği gibi koç Sarıca’nın takımı kısalttığı anlarda 4 numarada da görev alarak blok tehdidi ve çabuk ayakları sayesinde rotasyonları sağlayarak beklenen savunma direncine de önemli bir katkı sağlayabilir. Aynı şekilde hücumda da bu pozisyonda yer aldığında dış şut tehditi ve hücum ribaundlarındaki etkinliği ile dengeleri bozup, ters eşleşmeler yakalayabilir. 2014 Dünya kupasındaki ilk maçımızda Yeni Zelanda forması ile bize karşı sahada kaldığı 20 dakika boyunca 5 sayı, 7 ribaund, 1 asist ile oynayan Abercrombie önemli bir görev adamı ve tamamlayıcı. Koç Sarıca’nın kullandığı kısa beşlerde ise etkinliği daha da artacaktır.

http://www.basketfaul.com/makale/51177/karsiyakanin-yeni-cezalandiricisi-fersu-yahyabeyoglu.html



Karşıyaka taraftarına hayranız – Yalçın GRANİT

Ufuk Sarıca’nın Karşıyaka’da göreve başladığı ilk yılında yazdığım yazının başlığı “Ufukta Ufuk gözüktü” şeklindeydi. Aradan geçen üç yıl içinde Sarıca, ufuktan indi, kalbimizde ve beynimizde kocaman bir yer kazandı. Onun resimleri artık evimizin duvarlarında yer bulacaktır. Karşıyaka’nın başarısını sadece Ufuk Sarıca’ya bağlamak eşi benzeri olmayan Karşıyaka taraftarına haksızlık olur. Karşıyaka’da taraftarlar takımın altıncı adamı değiller, neredeyse takımlarının altı oyuncu ile oynamasını sağlıyorlar. Ben basketbolu futbolun hegemonyasından kurtaracak grubun Karşıyakalı taraftarlar olduğuna inanıyorum. Beşinci maçta Abdi İpekçi tribünlerinin önemli bir kısmı İzmir’den otobüslerle gelmiş binlerce Karşıyaka taraftarlarıyla doluydu. Maç İzmir’de oynanıyor gibiydi. Karşıyaka taraftarlarının bu basketbol heyecanı ve sevgisi diğer şehirlerimize de yansırsa basketbol Türkiye’de layık olduğu yeri bulur.

Karşıyaka taraftarı davranış olarak da bütün kulüplerin taraftarlarına örnek olmalıdır. Tribünlerden küfürlü tezahüratlarının kalkması, sahaya atılan eşya alışkanlığının son bulması görevi de Karşıyaka taraftarına düşmektedir. Karşıyaka taraftarlarının tecrübeli isimleri biraya gelerek bu sorunlara bir çare bulurlarsa Türkiye’de bütün taraftar topluluklarına ideal bir örnek oluştururlar.

KARŞIYAKA’NIN GÖREVİKarşıyaka yönetimini ve Ufuk Sarıca’yı bekleyen bir görev daha var. Yeterli kalitede, hatta “çok iyi” diyebileceğimiz Türk oyuncu yetiştirmek. Bugünkü Karşıyaka’nın ilk beşi 4 siyahi oyuncu ve Diebler’den oluşuyor. Sonradan oyuna giren Türk oyuncular için biz ancak “görev adamı” diyebiliriz. Karşıyaka oyuncu geliştirmek, oyuncu yetiştirmek uygulamasını da öne çıkarırsa Türk Basketbolu’ndaki yeri daha da zirveye çıkar. Basketbolda koçluk yerine öğretmenlik yapan ilk basketbol adamımız Cavit Altunay idi. Ama başta ben olmak üzere hiçbirimiz onun kıymetini bilemedik. Cavit’in basketbolbilgi.com adlı bir internet sitesi var. Bu siteye girdiğinizde onun ne kadar kıymetli bir basketbol adamı olduğunu yakından görebilirsiniz.

Ufuk Sarıca Türkiye’deki yabancı koç sorununa da çare oldu. “Milli Takım soyunma odasında Türkçe konuşulmalıdır” diye hep söylüyorum. Bu anlayış kulüplerin soyunma odaları için de geçerli olmalıdır. Çoğu siyahi ABD’i oyunculardan kurulu yabancı oyuncuların Sırpça konuşan antrenörlerden motive olmaları çok güç. Tabii yabancı oyuncular Türkçe de bilmiyorlar ama takımdaki Türk oyuncuların Türkçe konuşan Ufuk Sarıca gibi yetenekli, karakterli koçlardan duydukları sözlerden etkilenip bir yumruk olduklarını görüyoruz. Türk oyunculardaki bu motivasyon yabancı oyunculara da yansıyor.

Karşıyaka’nın Türk oyuncularının kenarda oyuna girmek için sırada beklerken ne kadar heyecanlı olduklarını final serinde izledik. Sık sık oyuna girip bir dakika bile geçmeden çıkarılan Soner Şentürk’ün bile her oyuna girdiğinde ne kadar motivasyon yarattığına şahit olduk. Ama Efes’te aynı liderlik karakterlerine fazlasıyla sahip Doğuş Balbay takımına çok fazla moral katkıda bulunamadı.

SIRA TRABZONSPOR’DATürkiye’de Karşıyaka’ya benzeyebilecek bir başka şehrimiz Karşıyaka gibi gözüküyor. Trabzonlular’ın sporu ne kadar sevdiğini biliyoruz ama bu sevgi futbola odaklı. Eğer Trabzon taraftarları da basketbolla bütünleşirlerse Türk Basketbolu zirve yolunda önemli ilerleme kaydeder. Trabzon’da da yabancı koç var. Onu hemen değiştirin demek mümkün değil. Ama bugün tribünlerde oturan Türk Basketbolu’nun büyük ismi Aydın Örs’ü CEO yaparlarsa önümüzdeki yılki Karşıyaka-Trabzonspor finaline kimse şaşırmasın.

Ankara Basketbolu’nun da omuzlarında yük var. Türkiye’ye basketbolu Ankara tanıttı. Biz İstanbullu basketbol adamları Ankara’dan oyuncu transfer ettiğimizde sevinçten yerimizde duramazdık. Günümüzde ise Ankara basketbolu sessiz. Önümüzdeki yıl için ise bir kıpırdanma seziliyor. Türk Telekom’un başında da ülkemizin en karakterli ve bilgili koçlarından Ercüment Sunter var. Telekom’un ekonomik durumda iyi gözüküyor. Sunter’li Türk Telekom Ankara’da basketbolu patlatmalı. Onlar Ankara basketbolunu yukarılara taşırlarsa bundan büyük mutluluk duyarız.

Bugün Avrupa’da şampiyonada oynayan bayan takımımız var. Başında da Türkiye’nin en başarılı koçlarından Ekrem Memnun bulunuyor. Hem bayan takımıyla, hem Ekrem Memnun gibi bir koçla gurur duyuyoruz.

Sevgiler, saygılar.

Yalçın GRANİT
http://www.basketfaul.com/makale/43510/karsiyaka-taraftarina-hayraniz-yalcin-granit.html