Karşıyaka ayağa kalk artık!

Milliyet gazetesi yazarları Fatih Tanfer ve Bülent Buda, spor müdürü Mehmet Demirtaş’a TFF 3. Lig temsilcimiz Karşıyaka’nın performasını değerlendirdi.

Futbolcu borcu ve maddi krizle boğuşan İzmir’in köklü çınarı Kaf Kaf, bu sezon kötü gidişe dur diyemedi. 38 yıl sonra TFF 3. Lig’e düşen yeşil kırmızılıları değerlendiren yazarlarımız, “Bu büyük camianın kurtuluşu, yeni yönetimiyle yarını doğru planlamasından geçer” dedi.

– Karşıyaka’nın küme düşmesiyle ilgili gelinen nokta hakkında neler düşünüyorsunuz?

Fatih Tanfer: Karşıyaka’nın 3. Lig’e düşerek, bu büyük camianı hayal kırıklığı yaşadığı gerçektir. “Ne oldu, nasıl oynadı, teknik hatalar neydi?” gibi yorumları yıl boyunca yaptık. Geçmiş adına dikiz aynasına bakmaktan büyük fayda vardır. Ancak devamlı takılı kalmak gerçeklerden uzaklaştırır. Kurtuluş ve Karşıyaka’nın istediği hedefe varması transfer yasağı olması sebebiyle altyapıdan gelecek oyuncuların performansına bağlıdır. Karşıyaka’da sıkıntılar üst düzeydedir. Keşkeler bir kenara bırakılıp bugün sorunların çözüm günüdür. Karşıyaka’nın yarını doğru planlanmalıdır. Kendilerine inandığım ve güvendiğim Karşıyaka yönetimi ve camiası kararlılıkla ve asla vazgeçmeden bu planlamanın arkasında sonuna kadar durmalıdır.

Bülent Buda: Biriken sorunlar karşısında umursamaz, biz büyüğüz bize bir şey olmaz derseniz yanılırsınız. Size bir şey olur. Hem de öyle olur ki dağ gibi birikmiş sorunların üstesinden gelemez olursunuz. Karşıyaka’yı yaklaşık son 10 yılda yönetenler (Son yönetim hariç) büyük aymazlık içindeydi. Kendi içinde varolan büyük potansiyeli kullanmadan nasıl olduysa oldu Karşıyakalılıkla alakası olmayan kişilerin egemenliği içine düştüler. Kabul edilecek bir durum değil bu. Bu aşamada insanı şaşırtan bir durum da kulübün bu noktaya gelmesinde payı olanların büyük bir umursamazlık içinde davranmış olmalarıdır. Yazık oldu sözleri biraz klasik kaçacak ama durum apaçık bu. Baksanız ya geçen dönemde başkanlık yapmış bir insan çıkıyor, ‘Karşıyaka Kayyuma devredilmelidir’ diye konuşuyor. Ayıp ötesi bir durum bu. Bakıyorum da böylelerine birileri çıkıp da ağzının payını vermiyor. Çünkü kim ağzını açsa bu başarısızlıkta, bu yıkımda az ya da çok payı var.

– TFF 3. Lig’de Karşıyaka ne yapmalıdır?

Fatih Tanfer: Karşıyaka’nın elbette başta ekonomik sorunları olmak üzere birçok problemi vardır. Yönetim gücü nispetinde öncelikle tesislerini yeniledi. Teknik Direktör olarak Ufuk İskender’i, Sportif Direktör olarak da İsmet Arzuman’ı göreve getirdi. İlk soruda belirttiğim gibi camianın bütünleşmesi gelecek planlamasının doğru yapılması, akılcı yönetim, teknik adam ve futbolcu işbirliği bu olumsuz tabloyu Karşıyaka adına fırsata çevirebilir. Elbette bunun ilk şartı camianın ruhunu şekillendiren karakter ve kazanma hırsı üst düzeye çıkarılmış bir takım oluşturulmalıdır. Ayrıca yönetim kulübün kurtuluşu yolunda ortaya çıkan senaryoları doğru bir biçimde anlatmalıdır. İstenilen neticeler ve alternatif çözümler sunmalıdır.

Bülent Buda: Mevcut yönetim tam Karşıyakalı. Sorunların farkında. Bu farkındalık sıkıntıları aşmalarına yetecek mi? Hayır yetmez. Ben özbeöz Karşıyakalıyım diyenler bu yönetime sonuna kadar katkı vermelidirler. Büyümüş borçlar, sorunlar ancak büyüyerek aşılır. 3. Lig’den bir aşağısı daha büyük bir felakettir. Önce buradan kurtulmanın yolları birlikte ortak akıl ile bulunmalı. Taraftar daha katılımcı olmalı. Yani tribünlerden yönetimi eleştirerek futbolculara olumsuz serzenişlerde bulunarak çıkar yolun bulunması olası değil. Görüldüğü kadarıyla kalan futbolcularla devam etmenin yolları ciddi biçimde araştırılıyor. Kaynak yaratma çabaları sürüyor. Bence ön koşul takımın düştüğü ligi benimseyerek orada kalması değil de oradan kurtulmanın yollarının biran önce bulunması. Spor camiası içinde gelinen nokta Karşıyakalı olsun olmasın herkesi üzüyor. Yönetimin işi gerçekten zor. Kolay gelsin sözü çok basit, ucuz. Olay bir tür kurtuluş savaşı niteliğinde. Yani hep beraber birlikte üstesinden gelmek gerekiyor.

– Sizce Karşıya yönetimin hedefleri ne olmalıdır?

Fatih Tanfer: Karşıyaka yönetimi yukarıdaki cevaplarda da belirttiğimiz gibi önce şeffaflık ve doğru bir planlamayla gelecek adına iyi niyetli hamleler yapmak istiyor. Yönetimsel bir gerçek vardır. Kulüplerin kötü sonuçlarla karşılaşmalarının gerekçelerinden biri de iyi saklanmış hatalardan oluşur. Karşıyaka’da sorunlar yıllardır halının altına süpürüldü. Artık gelinen nokta bu. Ted Leavitt, “Uygulamaya geçirilmeyen yaratıcılık sorumsuzluktur” der. Yani şuan Karşıyaka’nın eski günlerine dönmesi için büyük umut olan yönetim doğru ve cesur kararları tavizsiz olarak uygulamalıdır. Zaten iyi yöneticiliğin sonuçları yaptığı doğru uygulamalardadır. Karşıyakalılar, küme düşmüş takımlarını futbolsuz geçen bu süreçte nasıl çıkışa geçeriz düşüncesi içinde. Güçlü Karşıyaka’ya sevgiyle sarılmak ve ona kavuşmak istiyor.

Bülent Buda: Karşıyaka’nın bütününü kapsayan büyük bir kampanya başlatılmalıdır. Sanayici, işadamı, esnaf, Karşıyaka havasını soluyan herkes bu kampanyaya az ya da çok demeden katkı vermelidir. Büyük Karşıyaka’yı yeniden ayağa kaldırmak, büyük katılımlarla olasıdır. Kulübün kurumsal kimliğine ilişkin yeni, çağdaş, dönüşümlere geçiş süreci bu aşamada başlatılmalıdır. Günümüzde artık genel kurullarda 50-60 katılım gösteren üyenin, inen ve kalkan parmakları ile kulüp yönetmek tarihe karışmıştır, ilkel kalmıştır. Söylendiği, yazıldığı gibi kolay değil bu işler. Bu işleri başlatacak önce önder ya da önderlere gereksinim vardır. Varolan yönetim bu muhteşem kalkışmayı hayata geçirebilir. Bıkmadan usanmadan gerçekleri kabul ederek geleceği planlayarak. Planı korkmadan, şikayet etmeden hep güzel günleri düşünerek bir devrim niteliğinde adımlar atılmaya başlanmalıdır.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.